bakanlar bana gövdemi görürler
ben başka yerdeyim
asaf halet çelebi
Durup olduğum yerden dünyaya bakarken kendimi izlediğimi hayal ediyorum. Bunun filmini çektiler, bir haftada bitirebildim. Durup dünyaya baktığımız yer o kadar önemli, o kadarla da herkesin hesabı ayrı sanırım. Hiç acaba demeden içimi açabildiğim yerden bakıyorum dünyaya, komşu pencerelerden gülümsüyoruz birbirimize, mutluluğu bu zannediyorum.
bir şiir biliyorum, edebiyat bir din olsa
kalbiniz sıkışınca okuyun diye yazılırdı kutsal kitabında,
hiçbir zaman alıntı yapamadığım, bir satırı eksik olursa yerine ulaşmaz gibi gelen
ne zaman kalbim sıkışsa fanilikten
açıp okuduğum
ayaklarımı uzatıp derin bir nefes alıyorum,
ihtiyacım olacağından değil
gökyüzü dolsun diye göğsüme,
arkadaş'ı çok seviyorum
gökyüzüne uzun uzun baktığımda olabileceklerden haberim yoktu yakın zamana kadar
durduğun yeri görüyormuşsun, durduğun yer o kadar önemli değilmiş
durduğun yerin önemli olduğuna inandırılmışsın ya da
orda durmaman gerektiğine,
öyle değil
tüm bu olanlar hiçbir şey değilse
ya da az önce kayan yıldız hepimizin dilekleriyle ilgiliyse gerçekten
mutlu olmayı paylaşmak dışında neyle tanımlayabiliriz bilmiyorum
varlığı ve yokluğu bu kadar çok şey öğreten başka bir his tanımadım
diyalektik bizi her sabah yataktan kaldırıyor
İnsan ölür, gövdesi yeniden toz olur. Benzerlerinin hepsi toprağa döner yeniden. Ama kitap, anısının ağızdan ağıza iletilmesini sağlar. Bir kitap, sağlam bir evden yeğdir ya da batıda bir tapınaktan, bir kaleden de yeğdir. Chester Beatty
25 Nisan 2020 Cumartesi
16 Ocak 2020 Perşembe
brecht olsa ne derdi?
dehşet hissinin hayranlığa bu kadar yakın durması bazen kafamı çok karıştırıyor. sakinlik zaten tek başına yeterince kafa karıştırıcı. brecht'ten bahsediyorum. dehşet verici sakinliğinden. brecht'in düşmanı da olabilirdik, bu ölçülü öfkenin, ne yapması gerektiğini bilen kelimelerin,
değiliz
tarihin doğru tarafında olmanın dayanılmaz hafifliği
değiliz
tarihin doğru tarafında olmanın dayanılmaz hafifliği
Anladık iyisin,
Ama neye yarıyor iyiliğin.Seni kimse satın alamaz,
Eve düşen yıldırım da
Satın alınmaz.
Anladık dediğin dedik,
Ama dediğin ne?
Doğrusun, söylersin düşündüğünü,
Ama düşündüğün ne?
Yüreklisin,
Kime karşı?
Akıllısın,
Yararı kime?
Gözetmezsin kendi çıkarını,
Peki gözettiğin kimin ki?
Dostluğuna diyecek yok ya,
Dostların kimler?Şimdi bizi iyi dinle:
Düşmanımızsın sen bizim
Dikeceğiz seni bir duvarın dibine
Ama madem bir sürü iyi yönün var
Dikeceğiz seni iyi bir duvarın dibine
İyi tüfeklerden çıkan
İyi kurşunlarla vuracağız seni.
Sonra da gömeceğiz
İyi bir kürekle
İyi bir toprağa.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)